Artık bu saatten sonra kimse ABD’nin tam bir baş belası olduğunu inkâr edemez…

Bir kez daha gördük ki; bu ABD, “el taşıyla eli vurma” konusunda çok ama çook ustaymış!

Acı bir hadise yaşadık ama “her şerde bir hayır varmış…

Bugün Türkiye’nin “iktidarıyla, muhalefetiyle, milli ordusu ve milli polisiyle kenetlenmiş halini görmeyi” gerçekten çok özlemiştik…

Umarım bu tablo hep böyle sürer…

Okumaya devam et

Anladık ki; düşman dersine iyi çalışmış!

Bizim hamasi nutuklara kullandığımız tarih bilgisini, onlar başka türlü kullanıyormuş.

Bu son yaşadığımız acı olayda gördük ki:

Hem Selçuklu hem de Osmanlı’yı çok iyi irdelemişler. İki büyük devleti çöküşe götüren her başlığı, her olayı, günün imkânlarındanfaydalanıp daha mükemmel bir halde bize sunmuşlar…

Hiç acele etmeden, sabırla sonuç alacakları günü beklemişler…

Ama Allah bu kan emicilerefırsat vermedi ve 8 bin yıllık Türk yurdunun bugünkü sakinleri,bunlara öyle bir tokat bastı ki, şamarın sesi Pentagon’un duvarlarında yankılandı…

Okumaya devam et

Murat ağabeyi 1991’de Batman’da tanımıştım. Şofben zehirlenmesi nedeniyle tedavi gördüğüm hastane çıkışında sırtından çıkarıp omuzlarıma attığı polis montunun sıcaklığını hâlâ hissederim…

Özel Harekât’ta görev yapan Murat ağabeyimle çok sık görüşemesek de iyi haberlerini alırım. Tayini Batı’ya çıksa da mesaisi terörün yoğun olduğu bölgelerde geçtiği için yuvasını dağıttı.

Üç çocuk babası Murat ağabey, en son görevlendirildiği Cizre’de ağır yaralandı. Gerçi, bu onun ilk yediği kurşun değildi ama durumu bu kez ciddi idi. Şarapnel parçaları bir hayli yıpratmıştı bedenini.

Neyse ki Allah O’nu bize bağışladı. Kısa sürede ayağa kalktı ve emekliye ayrılmak istedi. Müdürüne niyetini açınca da şu karşılığı aldı:

“Murat ne emekliliği!.. Şehit olana kadar bu işi yapacaksın. Sana emeklilik haram, şehitlik helal!..”

“Emredersiniz müdürüm” demiş Murat ağabey, makamdan çıkarken. Şu an Hakkari’de şehit olabilmenin mücadelesini veriyor.

Okumaya devam et

15 Temmuz, Türk demokrasi tarihine kanlı bir leke olarak işlenecek…

Muhtemel ki biz çocuklarımıza, onlar da torunlarımıza şunu anlatacak:

“Bu milletin imkânlarından faydalanarak TSK’da rütbe ve görev almış, ana babalarının Türkçe isimler verdiği ABD’nin hizmetkârı hainler, kanlı bir darbe girişiminde bulundu… O gün bu hainler ordumuzdan gasp ettikleri tanklarla, uçaklarla ve helikopterlerle sivilleri katletti, Gazi Meclisimizi, beton delici mühimmatla bombaladılar…”

Ardından bugün de olduğu gibi şu soruyu yöneltecekler:

Ne oldu da böyle bir acıyı yaşadık, bu kadar demokrasi şehidi verdik?

Okumaya devam et